efendisiz

ben ve düşündüğüm her şey hakkında. 1283 içimizde; sosyal mesaj reloaded.

efendisiz / anarşist

Efendisiz/anarşist

cesur adamdır,sahte değildir ,istesede olamaz zaten

kendisidir o kadarki bazen diğerleri tarafında hasta olarak nitelendirilir

Ateistlere sövülenlerin yanında Ateist dine sövenlerin yanında dindar Komünizme sövenlerin yanında Komünist dir.

İktidarı sevmez (iktidarlarda onu) bu yüzden ne musaya yaranır ne isaya

İktidarın hükümetleri ele geçirmede değil gündelik yaşamda ilişkilerde duruşlarda davranışlarda olduğuna inanır

Ele geçirilemediği için nefret edilen uzak durulan birazda korkulandır

Anarşist dürüst adamdır

%100 bilinçle doludur

Herşeyi hemen kabul etmemelerinden dolayı Bilim Adamları -özellikle- fizikçilerde taraftarı boldur.

Anarşist kendiyle barışıktır sürüden ayrı

Yalnızdır

Niceliğe değil niteliğe bakar

Bu yüzdendir kalabalıkların(sürü) seçim sistemini kabul etmez

sakindir

Fakat kendisine bulaşıldığında hiç bir tsunaminin bedenini aştığı görülmemiştir.

privatesozluk.com adresinden alıntıdır.

10 Ağustos, 2007 Yazan: efendisiz | efendisiz | | Henüz Yorum Yok

Aforizmalar

nasıl biri olduğunu merak ediyorsan arkadaşlarına bak.
life is nothin’ without love.
dürüstlüğümden vazgeçmektense; yalnız kalmayı tercih ederim.
ruhu fahişe olana prangalar taksan ne yazar gider gardiyana verir.
herkesin yediği; senin değildir.
kadının şerrinden şeytana sığınırım.
bir şiir yazmaktan daha güzel olan bir şey varsa; o da, o şiiri yaşamaktır. şiiri yaşatan ne yüce insandır.
o hıyardan cacık olmaz.
içindeki eşyaların pahalı değil değerli olduğu evleri özledim. tıpkı, insanların yapmacık değil; doğal ve içten olanları gibi.
Herkes kendini “normal” sanıyor, oysa normal değiller sıradanlar.
Motorcu olmak, motor olmaktan kat be kat iyidir.
Kardanadam olur, kaşardan adam olmaz.
Güzellik yetmez. Salt karakter de yetmez. Her ikisi de mevcut olsa bile; yani o doğru kişi olsa bile doğru zamanda ve doğru yerde olmalı.

9 Ağustos, 2007 Yazan: efendisiz | aforizmalar, efendisiz | | Henüz Yorum Yok

Sarışın dedim dikkat ederseniz

Evet, sarışınları sevmediğim doğru; aslında demek istediğim sevmemekten ziyade dikkatimi çok çeken bir tip değildir sarışın kadınlar. Genel Türk erkeği profiline benzememem daha buradan başlıyor işte.

Sarışın kadın bana “soğuk” gelmekte. Neden mi? Şöyle açıklamak gerekirse:
Ben kadında kontrast (renk karşıtlığı) ararım. Garip geldi değil mi? Bir daha ve daha detaylı açıklamak gerekirse; anlatmak istediğim şey, beyaz tende duran sarı saçın bünyemde “aşırı derecede” çekici gelmemesidir. Benim için bir sarışından daha çekici olan; beyaz tende duran siyah ve kumral saçlardır. Belki de bunun bilinçaltımdaki karşılığı; hayatıma giren o ilk ve son “sarışın” kadının beni duygusal anlamda yerden yere vurmasından kaynaklanıyordur. ( Yıllar sonra bu kadar ılımlı bir ifade kullanabileceğime ben bile hayret içerisinde bakıyorum.)

Erkekler ve kadınlar her ne kadar kabullenmek istemeseler de; bir “ideal kadın” ve “ideal erkek” modeli yaratırlar iç dünyalarında. Ki bu yarattıkları kadın ve erkek modelleri de; hayatlarına dâhil olan erkek veya kadınların, bünyeleri tarafında “iyi” olarak nitelendirdiği ortak özelliklerinin toplamı olduğu düşüncesindeyim.

Erkekler ya da kadınlar; her ne kadar kabullenmeseler de, farkında bile olmasalar da bu modelleme yaratıcılığın bir şekilde içindedirler. Takdir edersiniz ki bu modeller tamamen öznel olup, karşılarında görmekten zevk alacakları karakterlere âşık olmayı daha bilinçaltından koşullara bağlamışlardır

9 Ağustos, 2007 Yazan: efendisiz | efendisiz, ideal kadın, kadın | | Henüz Yorum Yok

efendisiz nedir? efendisizlik nedir? ne değildir?

Kısa ve öz olarak, çeşitli maddelerle açıklamaya çalışacağım sizlere.

Öncelikle kendisi Cumhuriyet çocuğu olarak;
Atatürk ilke ve devrimlerine “sözde değil özde” bağlı olan, bir bireydir.
Sosyal demokratlardan daha demokrat, milliyetçilerden daha milli bilince sahip bir bireydir.
Laik düzeni değiştirmek isteyenlerin, şeriatçıların “ben Atatürk düşmanıyım, suçum bu. Beni Atatürk’ün çocukları yargılayamaz.” Zihniyetindeki insanların düşmanıdır.

Anti- emperyalisttir, tam bağımsız Türkiye’den yanadır.
Türkiye’sinin güzel insanlarının huzur içerisinde yaşamasının taraftarıdır.
Düşünce özgürlüğünün yanındadır.
Doğruları, çatır çatır söyle bilen, yani kral çıplak diyebilen insandır. Ki böylelerini sever zaten.
Amerika karşıtıdır.
Bundan 50 yıl önce olduğu gibi “Devrim Otomobili” gibi harikayı yaratan insanları saygı ve hayranlıkla anarken; Türk Markalarının söz sahibi olduğu bir Türkiye de; ithalata değil ihracata önem veren bir bireydir.
Türkiye’nin sanayi devrimini gerçekleştirememesinden yakınan ve dünya savaşından çıkmış Almanya gibi, ” bir sanayi devrimini kucaklayamamışımıza” yanan bir insandır.
Dürüsttür diyemeyeceğim; çünkü ortada o kadar çok “dürüstüm” diye gezinen var ki bu sözü kullanmak içimden gelmiyor.

Düşünen; hayatı ve olayları sorgulayan insanları sever, “hayatı tahtada” okuyan laylaylomdan başka bir şey bilmeyen insanları sevmez ve onlarla arkadaşlık dostluk kurma taraftarı değildir.

Samimiyetine inanmadığı insanlarla görüşme taraftarı değildir.
Ki onu zaten yakından tanıyabilenler, samimiyetinin oldukça farkındadırlar.
Öylesine; yani laf olsun diye selam vermek ona oldukça tezat bir davranış olduğu için; samimi arkadaşlarıyla hoşça vakit geçirebilirken, samimiyetine inanmadığı bireyler karşısında oldukça soğuk bir tutum sergilediği gözlemlenmiştir. Okumayı oldukça sever.
Öyle alelade kitapları falan değil hani; gerçekten o aralar ilgilendiği, merak ettiği şeyleri öğrenmek için, araştırmak için okur.
Ben bir gün kendimi siyasetin içinde bulursam asla şaşırmayacağıma eminim.
Ha şimdi diyeceksiniz ki bu sensin ve hep iyi yönlerini söylüyorsun.
Doğru
Kötü özelliklerimden bahsetmedim sizlere;
Kimse “benim yoğurdum ekşidir.” Demez zaten

9 Ağustos, 2007 Yazan: efendisiz | efendisiz | | Henüz Yorum Yok

eskiden, yani her şeyin daha güzel ve daha doğal olduğu zamanlar

Bir eski takıntılığı, bir nostalji sevecenliği vardır ki anlatmak için onun hayatında bir yere sahip olmak gerekir.
Eski olan hemen hemen birçok şeyi sever kendileri.
Kuzine ya da maşinga olarak adlandırılan fırınlı sobaları, eski arkadaşlıklarda bulunan samimiyeti, o film gibi aşkları andıran eski aşkları her zaman özlemiştir
Gittikçe dejenere olan nesle hala anlam verememektedir. Yani eskiye olan bu özlem, hem maddi hem de manevi şeyler için geçerlidir.
O öyle bir insandır ki otomobili bile ne kadar zengin olursa olsun 2. el almaktan çekinmez ve gocunmaz.

9 Ağustos, 2007 Yazan: efendisiz | efendisiz | | Henüz Yorum Yok